ODD Yönetim ve Denetleme Kurul Üyeleri Ana Sayfa > Seçtiğiniz Site Kısmı > 

Otomotivde ortak gündem “tedarik”

Otomotiv Distribütörleri Derneği Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri, 2022 yılı ekonomik beklentileri ile dünyada ve Türkiye’de otomotiv pazarı öngörü̈ ve değerlendirmelerini paylaştılar.

 

ODD Yönetim Kurulu Başkanı

Ali Haydar Bozkurt

“Otomotiv sektöründe en belirleyici konu tedarik olacak”
 

Otomotiv Distribütörleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Bozkurt, tüm dünyayı etkileyen pandemi ve Rusya-Ukrayna krizinin her sektörde olduğu gibi otomotiv sektöründe de olumsuzluklara neden olduğunu belirtti ve çip krizi, lojistik ve ham madde sorununun devam edeceğini, tedarik sıkıntısının yaşanacağını aktardı.

Pandemi koşulları ve ardından halen devam eden Rusya-Ukrayna krizi bölge ülkeleri başta olmak üzere tüm dünyayı etkilemiş̧ durumda. Bu olumsuz şartlardan etkilenen sektörlerden biri de otomotiv sektörü̈. Çip krizi ile başlayan, lojistik ve ham madde sorunuyla derinleşen bu olumsuz tablo sektörümüzü doğrudan etki etti. Son iki yıldır yaşanan bulunurluk sorunu da halen devam ediyor. Bu açıdan baktığımızda ülkemiz otomotiv sektöründe en belirleyici konunun tedarik olacağını bizlere gösteriyor. Özellikle 2022’de Avrupa pazarının yoğun taleple büyüyeceği tahmin edilirken, bunun Türkiye’ye yansıması da olacak ve bu nedenle 2022’de ilk gündem maddesi bulunurluk olacaktır. Dünyaya baktığımızda ise yapılan tahminler, normal şartlara göre 3-5 milyon adet aracın üretilememesi sonucunu doğuracağını bizlere gösteriyor. Bu durumda arz kaynaklı problemlerin önümüzdeki seneye de sarkacağını öngörmek sanırım yanlış̧ olmaz.

“Vergilendirme sistemi gözden geçirilmeli”

Bunun yanında ülkemiz özelinde sektörümüzü doğrudan ilgilendiren konular arasında ÖTV matrahlarının güncellenmesi, vergilendirme, kredilendirme ve kurlar da önemli bir yeri işgal ediyor. Özellikle kurlar sebebiyle fiyatların gelmiş̧ olduğu noktada, neredeyse tüm modellerin yüzde 80’lik dilime girmesi nedeniyle; matrah tutarlarının güncellenmesi ile ilgili beklentimiz oluştu. Kurların stabil halde kalması ve öngörülebilir olması sektör paydaşlarımız için önemini koruyor. Bir diğer önemli konu ise vergilendirme sistemimiz.

Küresel arenada rekabet üstünlüğümüzü koruyarak daha da geliştirmek adına, yeni yatırımların ileri yeni teknolojilerle birlikte ülkemize gelmesinin önünü açmak açısından iç pazarın büyüklüğü önem taşıyor. Bu durumda vergilendirme sistemimizin günün koşullarına göre yeniden değerlendirilip devreye alınması yerinde olacak. Böylelikle, ülkemizin lokomotif sektörlerinden otomotivin iç pazarının yeni teknolojileri de göz önüne alarak yeniden 1 milyon seviyelerine taşıyacak politikaların geliştirilmesinin de önü açılacak.

Tüm bu veriler ışığında; 2022 yılında geçen yıl gerçekleşen iç pazar satış̧ adetlerini yakalamanın büyük başarı olacağı görüşünü taşıyorum.

 

ODD Yönetim Kurulu Üyesi

Renault MAİS Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş

“Pazar tahmini için önceliğimiz arz kriterleri”

Otomotiv sektöründe pandeminin tetiklediği özellikle yarı iletkenlere bağlı olan arz problemi halen devam ederken buna başka kısıtlar da ekleniyor. Rusya-Ukrayna arasında yaşanan krizin etkisiyle, Rusya kaynaklı nikel ve paladyumun yanında, Ukrayna kaynaklı kablo temininde sorunlar yaşanıyor. İyileşmeler olsa dahi bu kısıtların 2024’e kadar üretim planlarını etkilemesi öngörülüyor.

Bugüne kadar pazar tahmini yapılırken öncelikle ekonomi veya siyasi konjonktür takip edilirdi. Yeni dünyada ise önceliğimiz arz kriterleri. Birçok ham maddede tedarik krizi, enflasyonist ortam, fiyat dalgalanmaları 2022’ye yönelik görünümü etkiliyor.

Bu durum, talebi eksiksiz karşılayabilecek otomobil arzını negatif yönde etkilerken, mevcut arzın ise beklenenin üzerinde bir fiyatla konumlanacağı anlamına geliyor.

“Elektrikli araçlar dönüşüm yaratacak”

Yükselen akaryakıt fiyatları elektrikli araçlara olan talebi artırsa da, emtialardaki dalgalanmalar üretim maliyetlerini artıran bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Buna rağmen elektrikli dönüşümde 2022 büyük önem taşıyor. 2023’te TOGG’un pazardaki yerini almasının yanı sıra, Yeni Renault Megane E-Tech yüzde 100 Elektrikli ve Dacia Spring de dahil olmak üzere yeni elektrikli modellerin ülkemizde satışa sunulması bekleniyor. Dolayısıyla bu yılın elektrikli araç pazarındaki altyapıyı ve tüketici nezdindeki farkındalığı artırıcı çalışmalar ile bu yöndeki iş birlikleri açısından hazırlık dönemi olduğunu söyleyebiliriz.

Otomotiv talebinde belli dönemlerde perakende talebi ön planda olurken, bazı dönemlerde ise kurumsal talep ön plana çıkıyor. Bu açıdan da 2022 yılının ilk çeyreği için ötelenen kurumsal talebin hareketlendiğini söyleyebiliriz. Tüketici gözünde ise, konut fiyatlarındaki yükselen trendin de etkisi ile otomobil, yatırım aracı olarak konumunu koruyor.

2022 yılında pazar öngörümüz araç bulunabilirliğine bağlı olarak şekilleniyor. Şu aşamada farklı beklenmeyen unsurlarla karşılaşmamak temennisi ile bu yıl pazarın 2021’e paralel şekilde ilerleyeceğini düşünüyorum.


ODD Yönetim Kurulu Üyesi
Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı - Şükrü Bekdikhan

“Otomotiv sektörü 2023’te ciddi bir atılım yapacak”

Otomotiv sektörü, ülkemizde ve dünyada büyük bir kabuk değişimi yaşıyor. Her zamankinden daha dijital hale gelen otomotiv sektörü, teknoloji şirketlerine benzer bir yapıya bürünmeye başladı. Elektrikli otomobil trendi tam hız kazanmaya başlamışken; pandemi ile başlayan daralma, devamında yaşanan çip krizi gibi nedenlerle üretim akışında ertelemeler gerçekleşti ve bulunabilirlik sorunlarıyla karşı karşıya kalındı. Bu süreç içerisinde daralan global pazarlar toparlanmaya başlarken, devam eden çip krizi ve ham madde bulunabilirliğinde yaşanan sorunlar tam anlamıyla beklenen yükselişe engel oldu. Araç bulunabilirliği ve tedarik zincirindeki aksamalar, tüm pazarları olduğu gibi ülkemizdeki sektörü de etkiledi.

2022’de bu yaşananları yavaş yavaş ardımızda bırakabileceğimize dair sinyaller alıyoruz. Özellikle tedarik konusundaki sorunların aşılmasıyla birlikte adet olarak ciddi yükselişlerin olabileceğini öngörüyoruz. Planlananların yürürlüğe girmesi halinde, 2022’de hareketlenmeye başlayan sektörümüzün 2023’te ciddi bir atılım yapabileceğini söyleyebiliriz. Bu gelişimin, geleneksel içten yanmalı motorlu araçlardaki artışına ek olarak esas büyümenin tamamen batarya elektrikli otomobillerde yaşanacağını düşünüyoruz.

“Hedef, her segmentte bir elektrikli araç”

Mercedes-Benz olarak 2022’deki toplam satışlarımızın yüzde 10’unun batarya elektrikli otomobillerden oluşmasını ve 2024 yılına kadar bulunduğumuz segmentte mutlaka bir elektrikli aracımızın olmasını hedefliyoruz. Her geçen gün pazar payını artıran elektrikli otomobillerde, Avrupa’daki yüksek adetlere henüz ulaşabilmiş değiliz. Bunun için şarj altyapısının güçlendirilmesi ve elektrikli mobilite ekosisteminde birlikte hareket edilmesi gerekiyor. Tamamen elektrikli SUV modelimiz elektrikli vizyonumuzun amiral gemisi olan EQS ile başladığımız yolculuğumuza EQS ile devam ediyoruz. 2022’de elektrikli otomobillere olan konsantrasyonumuzu daha da artırarak, model yelpazemizi EQS’in elektrik mimarisine dayanan sportif üst sınıf sedan olan EQE ve kompakt sınıftaki SUV modeller EQA ve EQB ile genişletiyoruz.

Her zaman olduğu gibi tüketicilerin ihtiyaçlarını anlamak ve taleplerine olabildiğince cevap verebilmek için çalışıyoruz. Bu bakış açısı ile tüm modellerimizi 2030 yılına kadar tamamen elektrikli hale getirmeyi ve elektrikli dönüşümünü tamamlamayı hedefliyoruz.


ODD Yönetim Kurulu Üyesi
Ford Otosan Genel Müdür Yardımcısı Özgür Yücetürk

“Otomotiv ekonomiye katkısını sürdürecek”

Dünya ve Türkiye ekonomisi, pandemi ile mücadeledeki başarıların da neticesinde iyimser beklentilerle 2021 yılını tamamladı. Türkiye ekonomisi geçtiğimiz sene tüketim ve yatırım talebinin yanı sıra ihracatın da katkısıyla yüzde 11 büyüme kaydetti. Öte yandan bir süredir global ölçekte yaşanan yarı iletken tedarik darboğazı, ham madde ve enerji fiyat artışları ile küresel enflasyonist baskılar, 2022 yılı beklentilerinde temkinli olmayı gerektiriyor. Ukrayna-Rusya savaşı da ekonomik dengeleri alt üst eden bir başka unsur. Biz her şeyden önce bölgede yaşanan insanlık dramının bir an önce bitmesini temenni ediyoruz ve bunu işlerimizden daha önemli bir sorun olarak ele alıyoruz.

Otomotiv sektörü, dünya ve Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip. Türkiye’nin ihracatta en kuvvetli kalesi, teknolojideki gelişmelerin bayrak taşıyıcısı olan otomotiv sanayisi, nitelikli iş gücü potansiyelinin de etkisiyle 2022’de de ülkemiz ekonomisine katkısını sürdürecek. Bu yıl pandeminin etkilerinin hafiflemesi ve tedarikteki yatırımların artırılmasıyla Türkiye’de otomotiv pazarında ihtiyatlı bir büyüme yaşanmasını bekliyoruz.

“İlk tam elektrikli ticari aracı ürettik”

Bildiğiniz gibi sürdürülebilirlik bakış açısıyla otomobil talepleri, yeni nesil araçlara doğru evriliyor. Biz de 60 yılı aşkın deneyimimiz ve geleceği bugünden yaratma vizyonumuzla güncel fırsatları doğru okuyarak bu alanda çalışmayı sürdürüyoruz. Kısa süre önce Ford’un Romanya’daki Craiova fabrikasını bünyemize katmak üzere anlaşma imzaladığımızı duyurduk. Bu anlaşma sayesinde yurt dışı operasyonlara açılırken üretim kapasitemizi 900 bin aracın ve çalışan sayımızı da 20 bin kişinin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. 2 ülkede 4 fabrikamızda üreteceğimiz yeni nesil araçlarla Avrupa’nın en büyük ticari araç üreticisine dönüşüyoruz. Diğer yandan Avrupa’nın en güçlü ve Türkiye’nin ilk tam elektrikli ticari aracı E-Transit’i, kısa süre önce hattan indirdik. Elektrik enerjisinin tamamını yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan elde eden Kocaeli Fabrikaları’nda ürettiğimiz E-Transit, ürün yelpazesindeki değişimlere adaptasyon yeteneğimizi ortaya koyuyor.

Türkiye’nin ihracat lideri Ford Otosan olarak yaptığımız yatırımlar ve araç portföyümüzle sektörümüzü geleceğe taşıyacağımızı ve bu yıl hem ticari hem de ağır ticari grubunda 350-360 bin adet civarlarında ihracat performansına ulaşacağımızı öngörüyoruz.

 

ODD Yönetim Kurulu Üyesi

Volkswagen Binek Araç Genel Müdürü Gino Bottaro

“Çip krizi ve ham madde sıkıntısı azalsa da, 2023 yılında da devam edecek”

İki yılı aşkın süredir tüm dünya pandemi ve buna bağlı birçok sorunla mücadele ediyor. Bu durum birçok sektör için önümüzdeki 10 yıllık stratejilerin değişimini de beraberinde getirdi.

Otomotiv üreticilerinin programlarında aksamalara neden olan çip ve yarı iletken maddelerdeki tedarik sorunları tüm dünyayı ve dolayısıyla ülkemizi etkilemeye devam ediyor. 5G ağlarının devreye girmesi, elektrikli otomobil üretiminin daha da artması ve “Nesnelerin İnterneti” teknolojisinin ciddi bir gelişim içinde olması çiplere olan talebi devam ettirecektir.

“Tedarik sıkıntısı ve lojistik problemler fiyatlara yansıdı”

Pandemi sonrasında yaşadığımız magnezyum, alüminyum, kauçuk gibi ham maddelerdeki tedarik sıkıntısının ve lojistik problemlerin fiyatlara yansımasını görmeye başladık.

2021 yılına göre azalsa da çip krizi ve ham madde sıkıntısı 2022 yılında da devam edecek. Üretici firmalar bu sürecin 2023’te de devam edeceğinin bilgisini veriyorlar. Tüm bu olumsuzluklara rağmen, eğer taahhüt edilen üretimleri alabilirsek otomobil pazarının 2021 performansını gösterecek dinamikte olduğunu düşünüyorum.


ODD Yönetim Kurulu Üyesi

PEUGEOT Türkiye Genel Müdürü İbrahim Anaç

“Tüm olumsuzluklara rağmen araç talebi devam ediyor”

Dünya çapında otomotiv sektörü zor bir dönemden geçiyor. 2019 yıl sonunda başlayan pandemi süreciyle birlikte global krizlerin ardı arkası kesilmedi, üretim sıkıntılarını yarı iletken çip krizi takip etti ve bu durumun getirdiği tedarik sorunları halen otomotiv sektörünü ciddi şekilde etkisi altına almaya devam ediyor. 2020’de önceki yıla göre pazar yüzde 5 daralmıştı, 2021’de bu rakamlar bir miktar yukarı yönlü olsa da Türkiye otomotiv piyasasının potansiyelinin çok altında olduğunu açıkça görüyoruz.

Marka olarak tüm olumsuz durumlara rağmen 2021’de, oldukça iyi bir yıl geçirdik diye değerlendiriyoruz. Bizim açımızdan baktığımızda, içinde bulunduğumuz Ortadoğu-Afrika bölgesi satışlarını yüzde 22 artırdı. Özellikle hafif ticari araç pazarında oldukça iyi bir yıl geçirdik. Toplam satışlarımızı yüzde 11,5 artırdık. İçinde bulunduğumuz Ortadoğu ve Afrika bölgesi de hafif ticari araç pazarında satışlarını yüzde 52 artırdı.

“Ürün gamımızı güçlendirmeye devam edeceğiz”

Rusya-Ukrayna savaşı, ekonomik dalgalanmalar, çip ve tedarik sorunlarına rağmen PEUGEOT olarak kısa ve orta vadeli hedeflerimizi korumaya devam ediyoruz. 2022 içerisinde iki yeni modelimizin lansmanını gerçekleştireceğiz. Yeni 308 ve elektrikli 2008’in lansmanını yapacağız ve bu modellerimizin hedeflediğimiz yukarı yönlü grafiği güçlendirmemize büyük oranda katkısının olacağına inanıyoruz.

Bu sene önceliğimiz yine SUV olacak. Satışlarımızın yüzde 50’den fazlası SUV’dan geliyor, gelmeye de devam edecek. Hatchback’te yeni 308 ile beraber çok daha güçlü hale geleceğiz. Hafif ticari araç atağımız bu sene devam edecek. Kuvvetli ürün gamımızı güçlendirmeyi sürdüreceğiz. SUV 2008 ile ilk elektrikli aracımızın lansmanını yapmış olacağız. Elektrifikasyon önümüzdeki dönemde daha sık konuşacağımız bir konu olacak.

Genel olarak pazara baktığımızda ise burada da tüm olumsuzluklara rağmen araç sahipliğine olan talebin korunduğunu görüyoruz. Enflasyon ve faizlerdeki artışa rağmen müşterilerimize çok cazip faiz oranları sunmaya devam ediyoruz. Bu da ciddi bir avantaj yaratıyor. Tüm bu şartlar altında 2022 Türkiye pazarının geçen seneye paralel bir şekilde gerçekleşmesini bekliyoruz.


ODD Yönetim Kurulu Üyesi

Hyundai Assan Genel Müdürü Murat Berkel

“Arz ve talep dengesinde hareketlilik yaşanacak”

Tüm dünya olarak son 2 yıldır zorlu zamanlardan geçiyoruz. 2020’den bu yana süre gelen pandemi, global ekonomiyi etkileyen yüksek enflasyon dalgası ve enerji ile ham madde sorunları gündemden düşmüyor. Zorlu koşullarla başladığımız 2022’de ise ABD Merkez Bankası’nın sıkılaşma politikasının yarattığı etkilerin yıl boyu devam etmesi, yüksek enflasyonun da yıl sonuna kadar piyasaları etkilemesi bekleniyor. Ayrıca, tüm sektörlerdeki üretim maliyetlerinin ve diğer ücretlerin yükselmesiyle arz ve talep dengelerinde hareketlilik yaşanacağı öngörülüyor. Bunun da tüketici fiyatlarına daha çok yansıyacağı tahmin ediliyor.

Tüm bunlara ek olarak; Rusya-Ukrayna savaşı da ekonomiyi ve üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle otomotiv sektörü olarak biz de ham madde sıkıntısının etkilerini bariz bir şekilde hissediyoruz. Savaşın kısa sürede sona ermesi en büyük dileğimiz. Aksi takdirde başta otomotiv sektörü olmak üzere enerji ve gıda sektörlerinin de olumsuz bir şekilde etkilenmeye devam edeceğini ve bu durumun hayatımızın her alanında hissedileceğini söyleyebiliriz.

“Sorunlar aşılırsa, pandemi öncesindeki seviyelere gelebiliriz”

Özellikle tüm pazarlarda otomotiv satışları gerek ham madde kaynaklı yaşan arz kısıtları nedeniyle, gerekse ekonomik gelişmeler sebebiyle bir önceki yıla kıyasla yüzde 15 ila 20 arasında düşüş eğiliminde. Tüm bu saydığımız sorunlar yıl içinde devam ederse, üretim ve satışların geçen seneyi yakalamasının zor olacağını öngörebiliriz. Hatta çip krizinin önümüzdeki yılda da devam edebileceği sinyalleri hissedilmeye başlandı. Ancak önümüzdeki dönemde bu sorunların aşılabilmesi halinde, üretim ve satışların tekrardan pandemi öncesi dönemlerdeki seviyelerine gelmesi beklenebilir.


ODD Denetleme Kurulu Üyesi

Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik

“2022’nin ikinci yarısından itibaren sorunlar azalabilir”

Pandeminin beraberinde getirdiği zorluklar ve bilinmezliklerle dolu iki yıla hep birlikte şahit olduk. Bu sürecin bir sonucu olarak ortaya çıkan global tedarik zincirindeki kırılmalar, artan emtia fiyatları ve yükselen enflasyona ek olarak Rusya-Ukrayna savaşının da yarattığı gerilimler bugün tüm dünya ekonomilerinin ana gündem maddesini oluşturuyor.

Son dönemde otomotiv sektörünü yakından ilgilendiren meselelerin başında yarı iletken tedariğinde ve araç bulunabilirliğinde yaşanan sıkıntılar geliyor. Buna bir de Rusya-Ukrayna savaşının sonucu olarak otomotivde kullanılan kablolama sistemleriyle ilgili yeni bir kriz daha eklendi.

Tüm bu gelişmeler sonucunda 2022 yılı Türkiye otomobil ve hafif ticari araç satışları yılın ilk çeyreğinde bir önceki döneme göre yüzde 23,5 azalarak 152 bin 50 adet seviyesine geldi. Otomobil satışları ise bu dönemde yüzde 25,3 gerileyerek 116 bin 834 adet oldu. Sadece mart ayında pazardaki daralma yüzde 34,3 seviyesine ulaştı.

“Üreticilerden araç tedariği azaldı”

Borusan Otomotiv Grubu olarak 2022’nin ilk 3 ayında üreticilerimizden yüzde 30-35 seviyesinde daha az araç tedarik edebildik. Bu süreçte müşterilerimizin beklenti ve taleplerine en doğru şekilde yanıt verebilmek için üreticilerimizle çok yakın iş birliği yapıyoruz. Neredeyse günlük ve haftalık periyotlarla üretim takibi yaparak olası en yüksek adetlerde araç tedarik edebilmek için büyük çaba sarf ediyoruz.

Önümüzdeki dönem için çok sağlıklı bir öngörü yapamasak da yarı iletken krizi ve üretim sorunlarının etkisinin 2022 yılının ikinci yarısından itibaren azalacağını tahmin ediyoruz. Böylelikle araç bulunurluğuna olan olumlu katkıyla Türkiye otomotiv pazarının 2021 yılı seviyelerinde kapanacağını söyleyebiliriz.

 

ODD Denetleme Kurulu Üyesi

Honda Türkiye Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Bülent Kılıçer

“Satışlarda 2021’den daha radikal bir düşüş olmaz”
 

Otomotiv sektörü, yüzde 12’lik payı ile Türkiye ihracatının 16 yıldır lideri olmaya devam ediyor. Bu bakımdan pazardaki gelişmelerin önemi artarken, otomotiv sektörünün de çok katmanlı bir yapıya sahip olduğunu belirtmek gerekiyor. Türkiye otomotiv üretimi ve yan sanayi bakımından bölgesinde önemli bir konumda ve özellikle Avrupa pazarı için yan sanayi üretim yatırımlarının değerlendirilmesi ihracata da katkı sağlayabilir düşüncesindeyim.

2022 yılı içinse Türkiye otomotiv pazarının 500-550 bin bandında bir satış ile kapanacağını öngörsek de oldukça hareketli ve değişkeni yüksek bir pazar ortamındayız. Toplam pazarda Türkiye özelinde geçen yıla göre bir daralma yaşanabilir ancak zaten 2021 yılında otomobil satışları yüzde 46’lık bir azalma yaşadığı için daha radikal bir düşüş olacağını düşünmüyorum. Tabii, tedarik anlamında markaların sorun yaşaması halinde pazarda araç bulunamaması toplam satış hacminde daralma yaratabilir. Ayrıca maliyetler ve faiz kararlarının etkisiyle de tüketicilerin yıl içerisindeki satın alma yaklaşımlarında farklılıklar görülebilir. Bu farklılıkların segment bazında tercihleri de etkilediğini söyleyebiliriz.

“Hibrit ve elektrikli araçlara ilgi artacak”

Her zaman bir sedan ülkesi dediğimiz Türkiye’de SUV’un yüzde 40’lık bir pay ile öne geçtiğini görüyoruz. Türkiye’deki segment tercihlerinin değişiklik göstermesinin yanı sıra akaryakıt fiyatlarının da tüketicilerin otomobil tercihlerini ciddi oranda etkilediği bir gerçek. Buna göre son yaşanan gelişmeler ışığında hibrit motorlu araçlara olan ilginin artacağını ve daha uzun vadede elektrikli araçların ivme kazanacağını öngörüyorum.

 

ODD Yönetim Kurulu Üyesi

Subaru Türkiye Genel Müdürü Halil Karagülle

“Otomobil eskisi gibi yatırım aracı haline geldi”

2022 yılına, ülkemizde 2021 yılının sonunda yoğunlaşan kur ve enflasyon kaynaklı sıkıntılarla başlarken, buna 2022 yılının başlarında dünyada başlayan çatışmaların da eklenmesi, durumu iyice karmaşık ve problemli hale getirdi. Genel ortam bu şekildeyken, Covid ile başlayan otomotivdeki tedarik sıkıntısı daha da şiddetlendi. Ek olarak dünyada enflasyonun olumsuz yönde hareketlenmesi ve ortaya çıkan ham madde ve lojistik sıkıntıları, üreticileri sıkıştırmaya başladı. Sonuç olarak araçların menşei fiyatları yükselmeye ve üretim adetleri kontrolsüz bir şekilde düşmeye başladı. Bu durum, ülkemize de tüm ülkelere yansıdığı gibi etki etmeye başladı. Diğer taraftan alım gücünün enflasyon kaynaklı olarak düşmeye devam etmesi, sektörü öngörülmesi çok zor bir durumla karşı karşıya bıraktı. Ancak, yatırımcının parasının değerini korumaya yönelik mecra arayışı, otomobili tekrar çok eski yıllarda olduğu gibi yatırım aracı haline getirdi.

İlk üç ay sonunda pazar, geçen yıla göre yüzde 23,5 oranında bir düşüş gösterdi. Satış kanallarına bakıldığında stoksuz bir ortam ile karşı karşıyayız, bu da bize pazar daralmasında tedarik sıkıntılarının başrolü oynadığını gösteriyor. Önümüzdeki aylarda baz etkisi kaynaklı daralmanın azalacağını varsaymak mümkün olsa da yılın tamamının nasıl sonlanacağını şimdiden öngörmek oldukça zor.

“Beklentimiz, daha stabil bir yapı ve öngülebilir bir ortam”

Elektrifikasyon süreci hızla devam ediyor, pazardaki tam elektrikli marka-model sayısı her ay artıyor ve artmaya da devam edeceğini öngörüyoruz. Elektrikli araçların en önemli ihtiyacı olan şarj istasyonu yapılanması konusunda EPDK’nın yönetmeliğinin yayınlanmasıyla birlikte ortamın daha netlik kazandığı söyleyebiliriz. Kuvvetle muhtemel, yıl sonuna kadar şarj altyapısı çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak ve böylece tüketicinin kafasındaki en önemli soru işaretine bir çözüm getirilmiş olacak.

En önemli beklentimiz, önümüzdeki dönemde hem ülkemizin hem de dünyanın daha stabil yapıya kavuşması ve üreticiden tüketiciye kadar her paydaşın daha öngörülebilir bir ortamı yakalaması.


ODD Yönetim Kurulu Üyesi

Yüce Auto Motorlu Araçlar Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Zafer Başar

“2022’nin ikinci yarısında tedarik gücü daha yüksek olabilir”

Otomotiv sektörü 2022 yılına, 2020 yılından itibaren pandemi koşullarının ortaya çıkardığı tedarik darboğazlarının olumsuz etkilerinin sınırlanacağı ve 2021’e göre daha istikrarlı ve öngörülebilir bir tedarik ve sipariş yönetim imkanı olacağı beklentisiyle başladı.

Ancak yakın coğrafyamızda ortaya çıkan Rusya-Ukrayna çatışması otomotiv tedarik zincirinde öngörülmeyen yeni kesintilere sebep olarak üretim planlarını olumsuz yönde etkiledi. Özellikle savaş öncesinde başlayan ve daha sonrasında gerçekleşen ekonomik yaptırımlar ile birlikte derinleşen enerji, ham madde ve temel gıda maddelerindeki arz talep dengesizliği ile birlikte küresel enflasyon iklimine girmiş bulunmaktayız.

Söz konusu koşullar altında tedarikçiler ve üreticiler maliyetlerini gözeterek dönemsel olarak fiyat artışları uygulamaya başlamak durumunda kaldılar. Bu durum sonucunda döviz kurlarına bağlı otomobil fiyatlarının aynı zamanda döviz bazındaki maliyetlerinin de fiyat yapısına etkisine sebep olmaya başladı.

“Pazar dinamikleri öngörülenden daha olumlu seyrediyor”

Mevcut şartlar altında Türkiye özelinde bir değerlendirme yaptığımızda geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre döviz kurlarının yükselişine bağlı olarak araç fiyatlarının önemli bir derecede artış gösterdiği bir ortamda pazar dinamiklerinin öngörülenden daha olumlu bir yönde seyrettiğini gözlemliyoruz. Turizm sezonunun pandemi sonrasında normale dönüşü ve kiralama sektöründeki ertelenen talebin ortaya çıkması, BDDK kararları ile iyileştirilen kredi koşulları ve otomobil fiyatlarının yıl başından itibaren enflasyonist ortamda daha sınırlı bir artış gösterip istikrara kavuşması ile birlikte bir yatırım cazibesine sahip olması ve kademelendirilen ÖTV sistemi ile birlikte fiyat seviyelerinin çeşitlenmesi bu faktörlerin öne çıkan ana başlıkları olarak dikkat çekiyor.

Mevcut koşullarda özellikle 2022 yılının ikinci yarısında geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre tedarik gücünün daha yüksek olacağını ve dolayısıyla marka olarak yer aldığımız binek otomobil pazarında satışların 2021 yılı seviyesinin üzerinde olmasını öngörüyoruz.

 

ODD Yönetim Kurulu Üyesi

Doğan Holding Otomotiv Grubu Şirketleri CEO’su Kağan Dağtekin

“2022’yi betimleyen anahtar sözcük: Belirsizlik”

Otomotiv sektöründe ana gündemi tedarik sorunları ve tedarik yönetimi oluşturuyor. Tedarik zincirindeki aksamalar emtia fiyatlarının artmasına ve tüm dünyada enflasyona sebep oldu. Pandemi sürecinde çip krizi en önemli gündem maddemiz haline geldi. Ürün teminindeki sıkıntılardan dolayı arz talep dengesi değişti. TL’nin değer kaybı, yıllar sonda tekrar ‘diş gösteren’ enflasyon canavarı, araç motor hacmi ve fiyatlara endeksli karmaşık vergi mevzuatımız işimizi yönetmeyi daha zor hale getirdi.

Tüm dünya ekonomilerindeki belirsizlik ve kırılganlık hem üretici hem satıcı için uzun süreli hedefler koymayı ve stratejiler oluşturmayı zorlaştırıyor. Sektör olarak henüz bu zorlukları aşmakla alakalı somut bir zaman diliminden bahsetmemiz mümkün gözükmüyor. Şu anda 2022’yi betimleyen anahtar sözcük “belirsizlik”.

Bir diğer önemli nokta, üretimdeki rekabetçiliğimizi korumak. Köklü değişiklikler ve tedbirler ile iç pazardaki dengelerin sağlanması ve ihracattaki rekabetçiliğin korunması gerekiyor. Otomotiv sektöründe, Avrupa Birliği’ndeki normlarla iç pazardaki normlar birbirinden uzaklaşmaya başladı. Özellikle ana ihracat pazarımız Avrupa’daki ana akım trendlere uygun bir iç pazara sahip olmamız için olabildiğince paralel vergi ve regülasyonlarla ilerlememiz gerekiyor. Elektrikli otomobildeki TOGG atılımımız bu anlamda önemli bir mihenk taşı.

“Elektrikli araçlara ilgi arttı”

Pandemi sırasında öne çıkan değerler ve farkındalıklar tüketici eğilimlerini ciddi bir şekilde etkiledi. Çevre duyarlılığı, yakıt fiyatlarındaki sert değişiklikler, şarj istasyonlarının artışı ve sanayi başkanlığımızın bu konudaki kararlı bakışı, elektrikli araçlara ilgiyi artırdı.

Doğan Trend Otomotiv olarak distribütörü olduğumuz ikinci otomobil markamız olan MG, ülkemizde en çok tercih edilen ilk beş elektrikli marka arasına girmeyi başardı. Yüzde 10’u aşan payımızla MG’nin Avrupa’da satışta olduğu 15 ülke içinde elektrikli araçlar arasındaki en yüksek payı Türkiye yakaladı. Heyecanla MG’nin Türkiye’deki birinci yaşını kutlamaya hazırlanıyoruz.


ODD Yönetim Kurulu Üyesi
Temsa Motorlu Araçlar Pazarlama ve Dağıtım A.Ş. Genel Müdürü Ilgaz Korkmaz

“2023, Türkiye ve global piyasalar açısından olumlu olacak”

2022 yılı hem üreticiler hem de tüketiciler açışından zorluklarla başladı. Kısa vadede çok büyük değişiklikler olmayacağını bilerek hazırlıklı olunmasında fayda var.

Global piyasalarda enerji, ham madde ve gıdadaki fiyat artışları sürmeye devam ederse gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin para politikalarında belirgin değişiklikler görebiliriz. Makro ekonomik göstergelerdeki olumsuzlukların giderilmesine yönelik önlemler de bu dönemde gündeme gelecektir. Bunların talebi kısmaya yönelik ne kadar etkili olacağını tahmin etmek zor. Çünkü, pandemi sürecinde tedarik zinciri ve üretimde aksamalar yaşandı ve arz-talep dengeleri arasında ani kaymalar görüldü. Üretimin talebi yakalamakta hala zorlandığını ve bulunurluğun olumsuz etkilendiğini görüyoruz.

Bunlara ek olarak çip tedariğinde yaşanan sorunlar sadece otomotiv pazarında değil, farklı sektördeki ürünlere ulaşılmasında da zorluklar yaratıyor. Çeşitli firma ve ülkelerin çip üretim kapasitesini artırmaya yönelik yatırımları var ancak kısa vadede hayata geçmiyor.

“Kısa vadede otomobil fiyatları düşmeyecek”

Otomotiv sektörü birçok farklı sektörün müşterisi ve bu alanlardaki tüm maliyet artışlarından etkileniyor. Dünyada otomotiv fiyatları artınca Türkiye’de vergilerle birlikte çarpan etkisi yarattı ve bizdeki otomobil fiyatları da doğrudan etkilendi. Maalesef bunun kısa vadede aşağı yönlü değil, tam tersine yukarı yönlü devam etmesi muhtemel. Bir yandan da dünyada çevreci araçların popülaritesinin arttığını ve ülkelerin bu dönüşüm için farklı seviyelerde girişimleri olduğunu görüyoruz. Bu değişim rüzgarının ülkemizde yakın gelecek için etkisini daha da fazla hissetirebileceğini tahmin ediyoruz.

2022 yılının bu gelişmeler doğrultusunda bir geçiş yılı olacağını, 2023’ün ise pandeminin de geride kalmasıyla Türkiye ve global piyasalar açısından daha olumlu seyredeceğini düşünüyorum.


ODD Denetleme Kurulu Üyesi

Mazda Motor Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul

“Satışların olumsuz etkilenmemesi için ÖTV matrahları güncellenmeli”

Oldukça zor bir dönemden geçiyoruz. Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, arz-talep dengesinin bozulması, kur hareketliliği, belirsizliklerin artarak devam ettiğini gösteriyor.

Türkiye ekonomisinin 2022’de artan yurt içi makroekonomik ve finansal zorluklar ile çok daha düşük bir hızda büyümesi bekleniyor.

Para politikasındaki değişiklikler ve faiz indirimi, Türk Lirası’nın tarihteki en düşük seviyelere inmesine ve enflasyonun rekor seviyelere yükselmesine yol açtı. 2021’de ihracatta ciddi bir artış yaşanmasına rağmen, bu zorluklar yoksul hanehalkları için reel gelirleri daha da aşındırdı. Fiyatların belirli seviyelerde oturması ve insanların bu yeni düzene ayak uydurması kolay olmayacak ve vakit alacaktır.

Özellikle 2023’de Türkiye’nin seçime gidileceği dikkate alınırsa ekonomide bu yaz olumlu gelişmeler yaşanabilir. Ekonominin gidişatı global gelişmelere de endeksli olduğu için çok net tahminler yapmak yanıltıcı olabilir.

2 yıldır yaşanan üretimde kullanılan materyallerin tedarikinden kaynaklı bazı yedek parça gruplarındaki üretim ve bulunurluk sıkıntısı, çip krizi, lojistik hizmetlerinde aksamalar başta olmak üzere salgın döneminin getirdiği belirsizliklerin sürmesi sebebiyle arz-talep dengesi büyük oranda etkilendi ve sıkıntılarımız hala devam ediyor.

“Kredi faizleri büyük bir yara aldı”

Otomotiv satışlarının önemli kriterlerinden biri olan kredi faizleri bugünkü ortamda oldukça büyük bir yara aldı. Bugünkü talebin önümüzdeki günlerde önemli oranda azalması öngörülebilir. Artan fiyatlar nedeniyle satılan araçların yüzde 90-95’i yüzde 80’lik ÖTV dilimine giriyor. Satışların olumsuz etkilenmemesi için ÖTV matrahlarının güncellenmesi gerekiyor.

Kısa vadede çip problemi kaynaklı üretim sıkıntıları çözülürse, döviz kurları stabil konuma geçerse ve ÖTV matrahlarında gerekli olan güncellemeler yapılırsa 2022 yılının ikinci yarısından itibaren satışların hareketlenebililir ama bu olumsuzluklar devam ederse geçen seneki rakamları yakalamak bile çok zor olacak.


ODD Denetleme Kurulu Üyesi
Iveco Araç Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Tansu Giz

“Kamyon ve kamyonet pazarı yüzde 5 büyüyebilir”

IVECO olarak içinde Daily modelimiz ile yer aldığımız 3,5 ton hafif ticari araç pazarının 2022 yılında 34 bin adet seviyesinde kapanacağını ve bunun da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10’luk bir artış olduğunu ifade etmek istiyorum.

“Sorunların üstesinden geliyoruz”

Hafif ticari araç tedariğinde 2021 yılında ve 2022 yılının başında yaşadığımız sorunların üstesinden geliyoruz. Şu anda 3,5 tonda talebi karşılayabilir durumdayız. IVECO olarak içinde yer aldığımız 3,5 ton ve üzeri kamyonet ve kamyon pazarının ise geçen yıla göre yaklaşık yüzde 5 büyüyerek 65 bin adet olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu adetlere ulaşılmasında tedarik sorunlarının yönetimi ve çözülmesi belirleyici olacak.


Lütfen Tüm Üyelerimiz için Tıklayınız >




prev
next