Lütfen Anasayfa için Tıklayınız >>>
Lütfen Anasayfa için Tıklayınız >>> Lütfen Mail Atmak için Tıklayınız >>> Lütfen Site Haritası için Tıklayınız >>>
Lütfen Tüm İçerik için Tıklayınız >>>
Lütfen Tüm Haberler için Tıklayınız >>>
Lütfen Tüm İçerik için Tıklayınız >>>
Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
Yayaların Ve Diğer Korunmasız Karayolu Kullanıcılarının Korunması Hakkında Motorlu Araçların Tip Onayı Yönetmeliği
Motorlu Araçların Yeniden Kullanılabilirliği, Geri Dönüştürülebilirliği Ve Geri Kazanılabilirliği Hakkında Tip Onayı Yönetmeliği
Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
Araçlar Ve Bunların Aksam, Sistem Ve Ayrı Teknik Üniteleri İle İlgili Tip Onayı Yönetmelikleri Ve Teknik Düzenlemelerin Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Tebliğ
Kişisel Ve Ticari Kullanıma Mahsus Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği
Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi Ve Araç Muayanesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği
Ömrünü Tamamlamış Araçların Kontrolü Hakkında Yönetmelik
TRT Bandrolü Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı
Lütfen Tüm Haberler için Tıklayınız >>>
Görüş
Ana Sayfa>Seçtiğiniz Site Kısmı>
 
Hakan İsot
ODD Yönetim Kurulu Üyesi
İsotlar Grup Yönetim Kurulu Başkanı

Ekonomide global krizin etkilerinin görülmeye bağlandığı 2007 yılından bu yana yaşanan dalgalanmaların nedenlerini okuyucularımız için değerlendirir misiniz? Sizce ülkemiz bu süreci nasıl yönetiyor?

Krizin etkilerini pekiştiren en önemli faktör piyasalardaki belirsizlik nedeniyle tüketicinin yatırım kararlarını ötelemesi ve talebin çok hızlı bir şekilde daralması. Bu çerçevede kriz özellikle otomotiv sektörü açısından oldukça sıkıntılı bir hal aldı. Kriz yönetiminde otomotiv sektörünün uzunca bir dönem gözardı edilerek müdehalenin geç yapılması sıkıntılar yaratsa da 2009 yılının ilk çeyreğinde gelen destek ile beraber sektör durgunluğunu üzerinden atarak yükselişe geçti.

Ancak geçtiğimiz yıl alınan tedbirlerin daha kapsamlı ve kalıcı hale gelmesi otomotiv sektörü ve ekonomi açısından hayati önem taşıyor.

İçinde bulunduğumuz yılı otomotiv pazarı yönünden değerlendirir misiniz?

2010 yılını ilk beş ayı dikkate alındığında pazarda yaklaşık %2' lik bir artış görülüyor. Bunun en önemli nedeni de hafif ticari araç pazarında %14' ü bulan artış. Binek araç pazarında yaşanan daralmanın aksine hafif ticari araç pazarında yaşanan bu büyüme yılın ikinci yarısında sektörü yukarıya doğru çekecektir. Yıl sonuna doğru yaklaşık 600.000 adetlik bir pazar öngörüsü çoktan iş planlarına dahil edildi.

Kendi markanızın toplam pazar içindeki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tata, global anlamda hızlı ve köklü gelişimler gösteren bir marka. Son 5 yıla bakacak olursak Daewoo ağır vasıta bölümünün satın alımı, Fiat ile yapılan stratejik ortaklık, İspanya'nın ünlü otobüs üreticisi Hispano Carrocera'nın satın alımı, Jaguar ve Land Rover markalarının satın alımları ve küresel otomobil endüstrisinde bir ilk olan Tata Nano'nun üretimi...

Bu gelişmelerin tümü, Tata'nın sahip olduğu teknolojiyi ve pazarını sürekli olarak geliştirme stratejisi ile hareket ettiğini göstermekte. Biz de bu gelişimlerin yansımalarını ülkemizde görebiliyoruz. 2008 yılında pazara sunduğumuz yeni pick-up ürünümüz Xenon'la birlikte 2009 yılında pick-up pazarında %9,27 pay aldık. Az önce belirttiğim gelişmelerin ışığı altında üretimine başlanan yeni binek modellerden Vista, Manza, Aria ve Nano'nun Türkiye pazarına sunulması ile binek pazarındaki payımız da kısa zamanda büyük ivme kaydedecektir.

2010 Nisan ayında Sanayi Bakanlığı tarafından sektörümüz için açıklanan Strateji Belgesi hakkında düşünceleriniz nelerdir? Sektörün gelişmesi için hükümetten beklentileriniz, hükümetçe atılması gereken adımlar nelerdir?

Açıkca söylemek gerekirse Sanayi Bakanlığının yayınlamış olduğu “Strateji Belgesi” dilek ve temennilerden öte değil. Madde madde incelendiğinde hepsi sektörün gelişimini doğrudan ve olumlu yönde etkileyecek unsurlar ancak bu belgenin işlevlik kazanabilmesi için daha somut eylem planları hazırlanmalı ve vakit kaybetmeden uygulamaya geçilmeli.

Önümüzdeki dönemde dünya ekonomisinde ve ülkemizde ne yönde gelişmeler beklenmektedir?

Avrupada yaşanan sıkıntılara rağmen Türkiye ekonomisi daha güçlü durumda, son zamanlarda mali tarafta atılan olumlu adımlar ve düşük faiz ortamı ile değerlenecek olan TL ve buna bağlı olarak yatırımdaki canlanmanın ve tüketim talebinin artmasının büyümeye olumlu yansıyacağınını söyleyebiliriz. Ancak iç ve dış politik gelişmeler ekonomik istikrarın sağlanabilmesinde sıkıntılar yaratabilir.

Sektörümüze vermek istediğiniz herhangi bir mesaj var mı?

Türkiye dinamik ve genç bir nufusa sahip ve otomotiv pazarı da gelişme vaad eden bir potansiyele sahip. 1 milyon adetlik otomotiv pazarı Türkiye için çok uzak değil. Son yılların rakamlarına bakıldığında doymamış ve aşırı değişken pazar şartlarının, araç yenileme isteği baskısıyla artan talebin yarattığı ötelenmiş talep potansiyelini görebiliyoruz. Geçtiğimiz 10 yılın otomotiv pazar ortalaması 500.000 adet, son 5 yılda ise ortalama 600.000 adetlere ulaştı.

Tüm bu faktörler gözönüne alındığında özellikle 2011 yılının ikinci yarısı ve sonrası sektör açısında çok daha parlak olacaktır.